İş Yaşamı ve Etik

3 dakika okuma süresi

Etik değerlere uygun davranmak ve etik kültürünü benimsemek, yani kısaca karşılaşılan her durumda doğru ve yanlışı değerlendirerek hep iyi ve doğru olan tutuma yönelme çabası göstermek, sağlıklı ikili ilişkiler kurulabilmesindeki önemini daima korumuştur. Günümüzde ise etik kurallara uygunluk tüm bireysel ve toplumsal süreçlerde etkisini günden güne artırdığı gibi artık bireyleri aşarak kurum ve kuruluşlardan da beklenen bir yaklaşım halini almıştır.

Söz gelimi bundan belki birkaç on yıl önce bir şirketin operasyonel süreçlerde yasalara uygunluk göstermesi, hem çalışanlarının hem de toplumun nezdinde o şirketin itibarını koruması ve sürdürmesi için yeterli görülebilirdi. Yani toplumun iş dünyasından beklentisi, iş yaşamının tüm aktörlerinin hukuka uygun davranması ile sınırlıydı. Ancak günümüzde şirketlerin itibarını koruması ve sürdürmesi için faaliyetlerini iş etiğine uygun şekilde yürütmesi beklenmektedir. Zira hukuk kurallarına uygun her davranış, etik davranış olmayabilir. Elbette etik kültürünü benimsemiş toplumlarda hukuk kuralları ile etik ilkelere uygunluğun mümkün olduğu kadar örtüşmesi için çabalanmıştır. Fakat temelinde hukuki yaklaşıma göre yasaklanmamış olan her davranış serbesttir ve yasaklanmış olan davranışlar neticesinde de hukuki yaptırımlar gündeme gelmektedir. Hukuk kuralları geneldir ve münferit her bir olay bazında daha iyi ve doğru olana ulaşmaya ilişkin bir çaba içermez. Bu anlamda iş etiği, iş yaşamındaki aktörler bakımından sadece yasal sınırlamalara ve alt limitlere uymanın dışında daha geniş bir perspektifte düşünmeyi gerektirir. Örneğin şirketlerin ürün ambalajlamalarında çevre dostu uygulamalara yönelmeleri, şirketlerin hukuki yükümlülüklerinin dışında etik kaygılarla da hareket ettiklerinin bir göstergesidir. Yine şirketlerin işçilerinin maddi ve manevi varlıklarını desteklemek için çaba göstermeleri de hukuki bir zorunluluğun dışında etik değerlere uygun bir yaklaşımdır. Görüldüğü gibi iş etiği; dürüst, güvenilir ve şeffaf olmayı, iş ortamında adalet ve eşitliği amaçlamayı, çıkar çatışmalarından kaçınmayı, yani özünde hem bireylere hem de çevreye karşı sorumluluğu, duyarlılığı ve hesap verilebilirliği bünyesinde barındırır.

Peki şirketler iş yaşamında etik kültürünü geliştirmek için neler yapabilir?

Etik kültürünü geliştirmek ve iş etiğine uygun faaliyet göstermek bütüncül bir yaklaşımı gerektirir. Bu anlamda iş etiğine uygun faaliyet göstermeyi amaçlayan bir şirket için izlenmesi gereken pek çok adımdan ilki, kendi etik ilkelerini ve kurumsal değerlerini belirlemek ve bunlara uygun faaliyet göstermeyi taahhüt etmek olacaktır. Bu taahhütlerin yerine getirilmesinin ilk adımı ise şirket politika ve prosedürlerinde bu etik ilkelere yer vermek olabilir. Ardından şirketlerin, çalışanlarını eğitimler vasıtasıyla iş etiği konusunda bilinçlendirmesi, etik kültürünün oluşturulabilmesi ve sürdürülebilmesi adına çalışanlarına yol göstermesi ve etkili iletişim kanalları oluşturması gerekir. Şirketlerin etik değerleri tesis etmeye yönelik adımları, çalışanları da cesaretlendirecek ve şirket içerisinde her düzeyde etik kültürünü geliştirecektir. Bu sayılanlara denetimlerin artırılması, çıkar çatışmalarına ilişkin örneklerin belirlenmesi ve yasaklanması gibi pek çok başka adım eklemek mümkündür. Sonuç itibariyle etik kültürünün bir şirketteki tüm düzeylerde uygulanması ve benimsenmesi; sürekli bir farkındalık, kollektif bir çaba ve kontroller vasıtasıyla mümkün olabilmektedir.

Etiketler

Boşluk Varsa Koçluk Vardır!
Çevresel Sorumluluğa Yönelik 6 Pratik Adım
İş Yaşamı ve Etik
Madende Kadın Olmak: Yeni Yıla Yeni Nefes Etkinliği
Motosiklet Kullanmanın Püf Noktaları: İki Teker Üzerinde Özgürlüğün Tadını Çıkaranlar